| | Üretsiz Blog oluştur

Deniz7473

Vergi rekortmenlerine bu sezon TV'de iş yok



Biri 10 yıldan bu yana İstanbul Defterdarlığı'nın açıkladığı "Vergi Rekortmeni Sanatçılar" listesinde adını hep zirveye yazdırmış bir star; Hülya Avşar...
Diğeri aynı zaman diliminde adını "vergi rekortmeni sanatçılar" listesinde ilk 10'a yazdırmayı hep başarmış, geçen yıl bir numaraya kadar yükselmiş bir adam... Geçen yıl ödediği 1.502.237 YTL vergiyle Seda Sayan, Beyazıt Öztürk, Hülya Avşar ve İbrahim Tatlıses'i geride bırakan sanatçının adı ise Mehmet Ali Erbil...
Türkiye'de sanatçılar arasında en çok vergi ödeyenlere baktığınızda karşınıza şöyle bir tablo çıkar. Vergi rekortmeni sanatçılar listesinin ilk 10 sırasındakileri buraya taşıyan güç özel televizyonlar...
Kim ki özel televizyonlara en çok iş yapar, bilin ki ertesi yıl vergi rekortmenleri açıklandığında onun adı üst sıralardadır... Şov dünyasından bir starın televizyona iş yapmadan vergi rekortmeni sanatçılar listesinin tepesine adını yazdırması olanaksızdır.
Televizyonların eylül ayında başlayan yeni yayın dönemlerine ilişkin prototiplere bakınca yıllarca TV'den kazandıkları paralar sayesinde vergi rekortmeni olmayı başarmış Hülya Avşar'lı ya da Mehmet Ali Erbil'li bir program Show TV'de sabah 06.00'da yayımlanan Eyvah Çocuklar hariç - göremedim.
Bunun anlamı şu:
Geçen yılın vergi rekortmeni Erbil ile yıllardır o listede adını bir numaraya yazdırmış Avşar'ın 2007'nin vergi rekortmeni olma şansları yok. Bence 2007'nin vergi rekortmeni sanatçısı şimdiden belli: "Sabahların Sultanı" ile Kanal D'de, "Fedai" dizisiyle Star TV'de, "Seda Sayan'la Gece Yarısı" ile atv ekranında olacak Seda Sayan... İster beğenin, ister beğenmeyin devir Seda Sayan devri...



Adalet Ağaoğlu'nun Fikrimin İnce Gülü isyanı

Aydan Şener ile Kenan Işık'ın başrollerini paylaştığı "Fikrimin İnce Gülü"nün ünlü edebiyatçı Adalet Ağaoğlu'nun aynı adlı romanıyla isim benzerliği dışında hiçbir alakası yok. Ne yapımcı firma Medyapım'ın bültenlerinde ne de Show TV'nin diziye ilişkin tanıtımlarında "Fikrimin İnce Gülü"nün Adalet Ağaoğlu'nun aynı adlı eserinden televizyona uyarlandığına dair bir vurgu da yok. Buna rağmen kamuoyundaki algı farklı.
Çünkü "Fikrimin İnce Gülü" hem şarkı olarak hem de Adalet Ağaoğlu'nun romanı olarak bilinen bir isim.
Medyapım, senaryosunu Rüya İşçileri'nin yazdığı diziye "Fikrimin İnce Gülü" adını verince başladı bu algı yanılması.
"Fikrimin İnce Gülü"nün başrol oyuncuları Aydan Şener ile Kenan Işık'la yaptığım söyleşiye Adalet Ağaoğlu'nun gönderdiği - ister açıklama deyin, ister bilgilendirme notu - ünlü yazarın da bu algıdan rahatsız olduğunu ortaya koyuyor. Ağaoğlu'nun satır aralarında Türkiye'de yazar yapımcı ilişkilerinde de ne denli sorunlar olduğu, fikrimizin gülü gibi dikenlerinin de ince olduğu, onları bulup çıkarmanın ve acılarından kurtulmanın ne kadar da zaman aldığı da var. İşte Adalet Ağaoğlu'nun o açıklaması:
"Sayın Ali Eyüboğlu, 1 - 7 Eylül 2007 tarihli Milliyet Televizyon'da 'Kırık Bir Aşk Öyküsü' başlığı altında yayınlanmış bir yazınız var. Aslında bu 'Fikrimin İnce Gülü' adlı romanımla aynı adla bir televizyon dizi filmi yapılmasından doğmuş, filmde rolleri bulunan Aydan Şener ve Kenan Işık'la yaptığınız söyleşi.
Söyleşiniz sayesinde filmin içeriğinin romanımın kendine özel içeriğiyle bir ilişkisi bulunmadığını öğrenmiş bulunuyorum. Tanınmış bir roman adının izinsiz falan bu biçimde kullanılıp kullanılamayacağı hukuk açısından yazar haklarımın koruyucusunu ilgilendirir. Şimdilik üstünde durmak istediğim nokta bu değil. Romanımı bir dizi film olması için sattığımı sananların bulunmasından doğan 'manevi hak'tan yana zarara uğramak da söyle dursun.
Fakat söyleşinizin Kenan Işık'a ait olan bölümünde sizin:
- Fikrimin İnce Gülü ile Adalet Ağaoğlu'nun aynı adlı romanı arasında bir ilişki var mı? sorunuzun karşılığı şöyle:
- ..... ilgisi yok. Çünkü 1917'de bestekârı ölmüş bir şarkının. Çok eski bir şarkı, daha sonra öyle zannediyorum ki, Adalet Hanım bu şarkıdan ilham alarak böyle bir roman yazdı. Sonra da roman Sarı Mercedes diye filme çekildi yanılmıyorsam.(.....)
Kenan Işık her iki sanısında da yanılıyor. Ben romanımı bu şarkıdan 'ilham alarak' falan yazmış değilim. Yazdığım ve açıkçası 'çok kendine özel' bir içerikle kurgusu bulunan romanımın adını koyarken şarkının bu sözünün Mercedes arabası fetişizmine yakalanmış ana kahramanın 'böyle bir adam oluşuna yakışacağını keşfetmişimdir. Yaratılmış romanın çağrısı budur.
Bu sözü kitabıma ad yaparken bunun bir şarkıdan önceden var olduğu, demek ki alıntılandığına işaret olmak üzere tırnak içine alarak koymuşumdur. Bu bir.
Kenan Bey'in ikinci sanısına gelince her şeyden önce bana böyle bir açıklama yapma fırsatı verdiği için kendisine teşekkürlerimle birlikte şunu söyleyeyim ki:
Evet romanımdan bir film yapılmıştır; aradaki anlaşmaya uyulmamış bir biçimde ve filmin çekimi sırasında filmin adı sürekli medyada 'Arabam', 'Arabalı Adam', en fazla da 'Sarı Mercedes' adları altında lanse edilip durularak...
Aradaki anlaşma Türkiye sınırları içinde filmin adının romanın adı dışında çekilip gösterilmesine izin vermemekte. Gerçi eserimden yapılma bu film, bana gösterilmeden vizyona çıkarılmıştır.
Anlaşmanın en önemli maddelerinden 'Romanın ana fikrine aykırı bir yola gidilemez' şartına uyulup uyulmadığına kim karar vermiştir, bu da meçhûldür ama araştırmam sonucu görülmüştür ki, 'kahramanı böyle bir adam yapan' dış koşullardan en altı çizilmesi gereken, 'ana fikrin tam merkezindeki' durum ortadan kaldırılmıştır. Yani onun askerliğini yapma dönemindeki kazanımları(!)... yok.
Kenan Bey'in söz konusu tahminlerine bir açıklık getirebildiğimi umuyor ve Sayın Eyüboğlu, hiç değilse bundan böyle basında 'Fikrimin İnce Gülü' filminin iki de bir 'Sarı Mercedes' diye geçmemesine bir katkıda bulunabilirsiniz diye düşünüyor, katkınıza şimdiden teşekkür ediyorum. Saygılarımla Adalet Ağaoğlu."

Nejat Uygur yoğun bakımda

Nejat Uygur yoğun bakımda      
     
Ünlü tiyatro sanatçısı Nejat Uygur Ankara’da yoğun bakıma alındı.
      Bu sabah Ankara’dan istanbul’a dönerken yolda rahatsızlanan Uygur’un Hastaneye kaldırılan yüksek tansiyon sonucu sol tarafının felç olduğu ve hayati tehlikesi bulunduğu bildirildi.
      Haftasonunda Yenimahalle Belediyesi’nin etkinlikleri kapsamında sahneye çıkan 81 yaşındaki Nejat Uygur bu sabah karayolu ile İstanbul’a dönerken yolda rahatsızlandı. Tansiyonu yükselen Uygur, Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Nöroloji Bölümüne yatırıldı.
      Yapılan ilk tetkiklerde, Uygur’un yüksek tansiyona bağlı olarak sol tarafının felç olduğu belirlendi. Uygur yoğum bakım ünitesine bağlandı. Daha önce kalbinden de rahatsızlık geçiren Uygur’a kalp pili takılmıştı.
      Hastahane yetkilileri, ünlü sanatçının yaşı ve geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdiler. (ANKA)
     
     DÜN GECE SAHNEYEDİ

      Rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Türk Tiyatrosu’nun yaşayan efsanesi Nejat Uygur dün akşam sahneyedi.
      Ankara’da Yenimahalle Belediyesi’nin etkinlikleri kapzamında tiyatroseverlerle buluşan Uygur, “Cibali Karakoluö adlı oyunu sergiledi.
      İzleyenleri kahkahaya boğan Uygur, Cibali Karakolu’na başkomiser olarak tayin edilen Cafer Kıskıvrak’ın, (Nejat Uygur) karakola gelen insanların sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışırken yaşadığı komik olayların anlatıldığı oyun, büyük beğeni kazandı.
      Nejat Uygur’un yazıp yönettiği, ses ve ışık düzenlemesini Kaan Öztop’un, müziklerini Seda Ece’nin yaptığı oyunda, başta Nejat Uygur olmak üzere, Volkan Saraçoğlu, Tuna Arman, Birol Engeler, Birtan Turan, Zeynep Yaldız ve Nalan Gıdak rol aldı.
      Başarılı oyunculuğu ve üstün yeteneğiyle yıllardır adından söz ettiren efsane sanatçı, Yenimahalle Belediyesi Tiyatro Salonu’ndaki oyunun ardından kendisini Yenimahalle halkıyla buluşturan Yenimahalle Belediye Başkanı Ahmet Duyar ve ekibine teşekkürlerini sundu. Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Şerafettin Tekin ise geçtiğimiz günlerde trafik kazası geçiren eşi ve çocuklarının yanında olduğu için eseri izleyemeyen, Başkan Ahmet Duyar adına sanatçıları tebrik ederek, Yenimahalle Belediyesi’nin her zaman sanata ve sanatçılara büyük önem verdiğini söyledi.

3.25 millyar kişi cepten konuşacak

Dünyada cep telefonu kullananların sayısının bu yıl sonunda 3.25 milyarı bulacağı bildirildi
İngiltere’deki telekomünikasyon analiz firması The Mobile World’ün raporunda, cep telefonu kullananların sayısının hızla arttığı belirtilerek, cep telefonu abonelerinin sayısının temmuz ayında 3 milyarı aşacağı, yıl sonu itibarıyla da 3.25 milyarı bulacağı tahmininde bulunuldu. Çin, Hindistan ve Afrika’da cep telefonlarına talebin arttığı belirtilen rapora göre, dünyada her dakika 1000’den fazla kişi cep telefonu abonesi oluyor.

Firmalar ucuz cep telefonu ürettikçe ve arama maliyetleri düştükçe, cep telefonu kullananların sayısının arttığına dikkati çeken uzmanlar, bu yıl üretilen cep telefonlarının yüzde 65’inin, yeni gelişmekte olan piyasalarda satılacağı tahmiminde bulundular.

İnsanın evrim haritası değişiyor

Kenya’da bulunan 2 yeni fosil, insanın ataları hakkında bilinenlerin doğru olmayabileceğini gösterdi. İnsanoğlunun en eski atası kabul edilen Homo Habilis’in, aslında kendisinden sonra yaşadığı sanılan Homo Erectus’la aynı dönemde varolduğu tespit edildi.
Bilim dünyası insanın evrimine ışık tutacak yeni bir keşfin heyecanını yaşıyor. National Geographıc’in desteğiyle, bir grup bilim insanının 2 bin yılında Kenya’da gün ışığına çıkardığı iki fosil üzerindeki incelemeler tamamlandı ve insanın evrimine ilişkin bugüne kadar bilinenleri değiştirebilecek bir sonuca ulaşıldı.

Nature dergisinde yayımlanan habere göre fosiller, insanoğlunun bilinen en eski atası kabul edilen Homo Habilis’in, aslında kendisinden sonra yaşadığı sanılan türle aynı dönemde varolduğunu ortaya koydu.

1.44 milyon yaşındaki Homo Habilis fosili ve 1.55 milyon yaşındaki Homo Erectus kafatası, bu iki türün aslında yarım milyon yıl kadar birlikte yaşadıklarına işaret ediyor.

Bulgular, insanlığın şu ana dek bilinmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen bir başka atasının olabileceği ihtimalini de güçlendiriyor.

Bilimadamları, son 2 milyon yılda insan evriminin doğrusal bir gelişim gösterdiğini düşünüyordu. Bu teoriye göre, ilk olarak Homo Habilis vardı. Onları, sırasıyla Homo Erectus ve Homo Sapiens izledi.

İnternet medyası gazeteleri geçecek

Kitle iletişim araçlarında trendler değişiyor. ABD’de yapılan bir araştırma, tüketicilerin gazete, radyo, televizyon gibi geleneksel medyadan dijital medyaya kaydığını ortaya koydu.

Medya yatırım şirketi Veronis Suhler Stevenson’ın raporunda yer alan verilere göre, reklamcılar tüketici davranışlarındaki değişiklikleri farkederek internet pazarlamasına daha fazla yatırım yapmaya başladı.

2001’den 2006’ya kadar ortalama bir tüketici tarafından dijital medyaya harcanan para yüzde 19.8 arttı. Aynı dönemde televizyon, radyo ve gazete gibi geleneksel ya da reklamla desteklenen kitle iletişim araçlarına harcanan zaman ise yüzde 6.3 düştü.

İnternet kullanıcılığının gelişmesiyle reklamcılık da buna ayak uyduracak. Araştırmaya göre internet reklamcılığı, 2011’e kadar ortalama yüzde 21 büyüyecek. 2010’da internet reklamlarına harcanan para 54 milyar dolara ulaşarak günümüzün en geniş reklam türü olan gazete reklamcılığını sollayacak. Gazete reklamcılığı harcamalarının 51.5 milyar dolarda kalması bekleniyor.

İnsanlar artık daha az gazete ve diğer geleneksel haber kaynaklarından yararlanıyor. Rapora göre son 10 yılda ilk kez tüketiciler bir önceki yıla kıyasla daha az oranda kitle iletişim araçları ile zaman geçirmiş. Kişi başına medyadan yararlanma oranı yüzde 0.5 düşerek yıllık 3 bin 530 saat olmuş. Bunun nedeni ise dijital medyanın, geleneksel medyadan çok daha az zaman gerektiriyor olması.

Örneğin tüketiciler televizyon izlemeye ortalama 30 dakika zaman ayırıyor. İnternet medyasında bu süre 5-7 dakika, çünkü kullanıcılar kendi seçtikleri görüntü kliplerine daha rahat ulaşıyor.

İnternet kullanımının artmasında, işyerlerindeki internet erişim olanağının payı büyük. Araştırmaya göre kurum ve şirket çalışanlarındaki medya kullanımı yüzde 3.2 arttı ve 2006’da kişi başına 260 saat oldu. Kurumsal medya kullanımının 2011’e kadar büyümesi bekleniyor.